Uluslararası Kadın Yükseköğretim Örgütlenme Eğitim
KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONUEDUCATION INTERNATIONAL

Öğrenim Özrü Nedeniyle Yer Değiştirme Olanağı Daraltılmıştır. Bu Konuda Yargı Yoluna Gidilemez mi?

 

Soru: Öğrenim özrü nedeniyle yer değiştirme olanağı daraltılmıştır. Bu konuda yargı yoluna gidilemez mi?

 

Cevap: Gidilebilir. Gidilmiştir: Öğrenim, yeni yönetmelikte de yer değiştirmeyi gerektiren özürler arasında sayılmıştır. Ancak bu özür grubu, kapsam açısından daraltılmıştır. Yürürlükten kaldırılan atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde öğretmenlerin salt kendi alanlarında değil, eğitim, yönetim, dene­tim alanlarında lisansüstü (ya da üniversitelerin öğrenim için belirli bir süre için öğretmenlik yapmış olma koşulu aranan bölümlerinde görülen) öğrenim de yer değiştirmeyi gerektiren "özür grubu"nda sayılıyordu. Yeni yönetmelik, sadece öğretmenin "...Talim ve Terbiye Ku­rulu‘nun öğretmenliğe atanacakların mezun oldukları yüksek öğretim programları ile aylık karşılığı okutacakları derslere ilişkin kararında belirtilen alanlarda..." yaptığı li­sansüstü öğrenimi "özür grubu" kapsamında değerlendirmiştir. Oysa beklenen, öğrenim öz­rünün kapsamının daraltılması değil, genişletilmesiydi. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı ile yetkili sen­dika olan EĞİTİM SEN‘in birlikte oluşturdukları kurum idari kurulunda, öğrenim özrünün kapsamının genişletilmesi, her tür lisansüstü öğrenimin yer değiştirmeyi gerektiren neden olarak kabul edilmesi kararlaştırılmıştı. Bakanlık, yaptığı yeni düzenleme ile kendisinin de katıldığı kararları tanımadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Bu durum; bakanlığın çalışma yaşamını gerginleştirme politikası izlediğini, eğitim emekçilerinin istemlerini, sanki onların tersini yapmak için öğrenmek istediğini düşündürmektedir. EĞİTİM SEN, öğrenim özrünün kapsamını daraltmanın hukuka aykırı olduğuna inanmak­tadır. O nedenle, bu özrü öğretmenin kendi alanında yaptığı lisansüstü öğrenimle sınırlandıran düzenlemeyi yargı denetimine sunmuştur. Öğrenim özrü nedeniyle görev yeri deği­şikliklerini zorlaştıran ya da olanaksızlaştıran düzenlemeler; yeni atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin 23. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 1. paragrafındaki "...Talim ve Ter­biye Kurulu‘nun öğretmenliğe atanacakların mezun oldukları yüksek öğretim prog­ramları ile aylık karşılığı okutacakları derslere ilişkin kararında belirtilen alanlarda..." ibaresi ile "Ancak, zorunlu çalışma yükümlülüğüne tabi olan öğretmenlerin bu özür du­rumundan yer değişikliği isteğinde bulunabilmeleri için zorunlu çalışma yükümlülükle­rini tamamlamış olmaları gerekir." biçimindeki 2. paragrafı, 30. maddesinin "Lisansüstü öğrenim görmekte olan öğretmenlerin zorunlu çalışma yükümlülükleri ertelenmez." biçimindeki 5. fıkrasıdır. Bu düzenlemelerin iptali, öncelikle yürütmelerinin durdurulması istenmiştir. Dava dilekçemizde, 30. maddenin 5. fıkrasına ilişkin iptal nedenleri şöyle açık­lanmıştır: "30. maddenin dava konusu 5. fıkrası, lisansüstü öğrenim görenlerin zorunlu çalışma yükümlülüklerinin ertelenmesini yasaklamaktadır. Bu düzenleme; öğretmenlerin eğitim, öğ­retim ve bilim alanında kendilerini geliştirmelerinin önüne konulmuş (aşılması olanaksız de­ğilse bile oldukça zor) bir engeldir. Zorunlu çalışma yükümlülüğü, öğretmenliğin başlangıç yıllarına denk gelmektedir. Öte yandan eğitim fırsatının kullanılması, yaş ilerledikçe zorlaşır. Öğretmenliğin başlangıç yıllarında kullanılmayan eğitim fırsatını bir daha yakalamak oldukça zordur. 30. maddenin "Lisansüstü öğrenim görmekte olan öğretmenlerin zorunlu çalışma yükümlülükleri ertelenmez." biçimindeki dava konusu 5. fıkrası; davalının eğitim, öğretim ve bilimin gelişmesine oldukça soğuk baktığını düşündürmektedir. Anayasanın 42. maddesi­nin 1. fıkrası, kimsenin eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamayacağı doğrultu­sundadır. Lisansüstü eğitimin zorunlu çalışma yükümlülüğünü erteleme nedeni sayılmaması, genel olarak genç olan pek çok öğretmenin eğitim hakkından yoksun bırakılması anlamına gelecektir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, "Yurt içinde ve dışında daha üst öğrenim yapmak veya bilgi, görgü ve ihtisaslarını arttırmak isteyen öğretmenlerin belli şartlarla, aylıklı veya aylıksız izinli sayılmaları sağlanır; bu şartlar, milli eğitimin ihtiyaçları gözönünde tutularak, hazırlanacak yönetmelikle belirtilir." (m.49) Yasa ko­yucunun öğretmenlerin üst öğrenim görmelerini aylıklı izni de içine alacak yol ve yöntemlerle kolaylaştırma görevi yüklediği davalı, bu kolaylıkları sağlama görevini unutmuş görünmekte­dir. Davalının, yasal yükümlülüğü ile açık biçimde çelişen dava konusu düzenleme ile lisan­süstü öğrenim gören öğretmenlerin zorunlu çalışma yükümlülüklerinin ertelenmesini yasak­laması başka biçimde değerlendirilemez. Yönetmelik, önce özel alanda (öğretmenlerin kendi branşlarında) yaptıkları lisansüstü eğitimi öğrenim özrü saymış; daha sonra bu özrün sonuç doğurmasını, öğretmenlerin üst öğrenim görmelerini kolaylaştırmasını yasaklamıştır. Bu eği­timi engellemek, öğretmenlerin (başka alanlar bir yana) kendi alanlarında bile gelişmelerini engellemek, en azından zorlaştırmak demektir. Bir öğretmenin genel olarak herhangi bir alanda, özellikle kendi alanında öğrenimini geliştirmesinin eğitimin niteliğini yükselteceği tartışma götürmez. Öyle ise dava konusu düzenleme ile, eğitim ve öğretimin niteliğinin iyi­leştirilmesi de engellenmiş olacaktır. Bu engellemeye izin verilmemelidir. Böyle bir engel­leme, 3797 sayılı yasanın 61/5. maddesi ile de çelişmektedir. Anılan maddeye göre "Bakan­lıkça belirlenen özürler nedeniyle yapılacak yer değiştirmeler, eğitim ve öğretim faali­yetlerini aksatmamak kaydıyla bu sürelerle sınırlı değildir. Özüre dayalı yer değiştir­meler, özür ve hizmet gereklerinin birlikte karşılanması temelinde gerçekleştirilir. Bu özürler gruplandırılarak önem ve öncelik sırasına konulur ve gruplarına göre puanlan­dırılır." 3797 sayılı yasanın 61/5. maddesi, zorunlu çalışma yükümlülüğünü yerine getir­mekte olan öğretmenleri özre dayalı yer değiştirme kapsamı dışında tutmamıştır. Yasanın verdiği görev yeri değiştirme (dolayısıyla zorunlu çalıma yükümlülüğünü erteleme) hakkının yönetmelikle geri alınması olanağı yoktur. Oysa yönetmeliğinin 30/5. maddesi, öğrenim özrü­nün zorunlu çalışma yükümlülüğünü erteleme nedeni sayılmasına (zorunlu çalışma yükümlü­lüğü bulunanların öğrenim özrüne dayalı olarak görev yerlerinin değiştirilmesine) engeldir. Yasaların uygulanmasını göstermek için çıkarılan yönetmeliklerin dayalı oldukları yasalara aykırı düzenlemeler içeremeyecekleri yönetim hukukunun bilinen ilkelerindendir. 3797 sayılı yasanın 61/5. maddesi; herhangi bir özür (o arada öğrenim özrü) nedeniyle görev yeri deği­şikliği için eğitim ve öğretim çalışmalarını aksatmamak, özür ve hizmet gereklerini birlikte karşılamak, özür gruplarını önem ve öncelik sırasına göre sınıflandırmak dışında bir koşula yer vermemiştir. Buna karşın yönetmelikle öğrenim özrünün zorunlu çalışma yükümlülüğü­nün ertelenmesi neden sayılmaması, yasaya açık bir aykırılık oluşturmaktadır. Demek oluyor ki lisansüstü eğitim gören öğretmenlerin zorunlu çalışma yükümlülüklerinin ertelenmesini yasaklayan düzenleme; anayasanın 42/1., 1739 sayılı yasanın 49., 3797 sayılı yasanın 61/5. maddesine, eğitimin niteliğinin yükselmesini engellediği için de ayrıca, 657 sayılı yasada yer alan kariyer ve liyakat ilkelerine, kamu yararına, hizmetin gereklerine aykırıdır. İptal edilmeli ve yürütülmesi durdurulmalıdır."

 


Güncellenme Zamanı: 19.08.2012 02:58:50

Çalışmalarımızdan

 

» Haberler
» Basın Açıklamaları
» Basında Eğitim Sen
» Eğitim Sen TV

Hukuk

 

» Duyurular
» Örnek Kararlar
» Davalar
» Soru-Yanıt
» Mevzuat

Bilgi-Belge Merkezi

 

» Kitaplar
» Süreli Yayınlar
» Çalışma Raporları
» Afiş-Broşürler
» Belgeler
» Fotoğraf Galerisi

Son Yayınlar

   
 
 

5-8 MAYIS TARİHLERİ ARASINDA SANDIK BAŞINA! / AFİŞ

Genel Merkezimiz

Şubelerimiz

Çalışmalarımızdan

Konular

Hukuk

Bilgi-Belge Merkezi

.

COPYRIGHT © 2014 EĞİTİM-SEN (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası)
CİNNAH CADDESİ WILLY BRANDT SOKAK. NO:13 ÇANKAYA/ANKARA
TELEFON: +90 (312) 439 01 14 (PBX) FAKS: +90 (312) 439 01 18